İdare Hukuku

Eş Durumu Tayin

Uygulamada, eş durumu tayin taleplerine ilişkin başvurularla sıklıkla karşılaşılmaktadır. Belirtmek icap eder ki, eş durumu tayin talepleri sıradan talepler olmayıp, olağanüstü taleplerdendir. Yeniden veya yer değiştirme suretiyle yapılacak atamalarda; aile birimini muhafaza etmek bakımından kurumlar arasında gerekli koordinasyon sağlanarak atamaya tabi tutulan memurun atandığı yere 74 ve 76 ncı maddelerde belirtilen esaslar çerçevesinde atama yapılmaktadır. Teşkilatın bulunmaması veya bir başka yerde istihdamı mümkün olmayan hallerde, ilgili Kurumla koordinasyon sağlanarak eş durumu atama talebi değerlendirilebilmektedir.

Anayasası’nın 41. maddesinde; “Aile Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır. Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilatı kurar.” hükmü yer almıştır.

Anayasa’nın yukarıda değinilen düzenlemesi ile, Anayasa koyucunun aileyi parçalanmaktan kurtarmak, aile bireylerini bir arada tutmak suretiyle ailenin huzur ve mutluluğunu devam ettirmek ve bu yolla kamu görevlilerinin ailevi kaygılardan uzak bir biçimde kamu hizmetlerini verimli, etkin ve sağlıklı bir biçimde yürütmeleri için gerekli ortamı sağlamak amaçlarını taşıdığı kuşkusuzdur.

Ayrıca, Anayasanın 90. maddesinde; usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmaların kanun hükmünde olduğu, usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümlerinin esas alınacağı, hüküm altına alınmıştır.

Ülkemizin, 20/03/1952 tarihinde imza altına alarak kabul ettiği ve 19/03/1954 tarihli, 8662 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6366 sayılı İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Koruma Sözleşmesi ve Buna Ek Protokolün Tasdiki Hakkında Kanun’un “Özel hayatın ve aile hayatının korunması” başlıklı 8. maddesinin ihlaline yönelik olarak açılmış olan davalarla ilgili olmak üzere, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin yerleşik içtihatlarında; “8. maddenin aile hayatına saygı duyulması hakkını teminat altına aldığı, evli bir çift söz konusu olduğunda ‘aile hayatı’ ifadesinin normalde bir arada oturmayı içerdiği, aile kurma hakkının bir arada yaşam hakkını içermediği düşüncesinin ise neredeyse imkansız olduğu” kabul edilmiştir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 74. maddesinde; “Memurların bu kanuna tabi kurumlar arasında, kurumların muvafakatı ile kazanılmış hak dereceleri üzerinden veya 68. maddedeki esaslar çerçevesinde derece yükselmesi suretiyle, bulundukları sınıftan veya
öğrenim durumları itibariyle girebilecekleri sınıftan, bir kadroya nakilleri mümkündür. Kazanılmış hak derecelerinin altındaki derecelere atanabilmeleri için ise atanacakları kadro derecesi ile kazanılmış hak dereceleri arasındaki farkın 3 dereceden çok olmaması ve memurların isteği de şarttır.” hükmüne yer verilmiştir.

Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelik’in “Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarda Gözönünde Bulundurulacak Hususlar” başlıklı 9.maddesinin 1.fıkrasında, yer değiştirme suretiyle atanmaların, devlet memurlarının dengeli bir şekilde dağılımını sağlamak için öğrenimi, uzmanlığı, iş tecrübesi, mesleki bilgisi gibi özellikleri ile boş kadro durumu gözönünde bulundurularak kurumlarınca hazırlanan bir plan dahilinde yapılacağı, 21/3/2016 tarih ve 2016/8671 Bakanlar Kurulu kararıyla değişik 6.fıkrasında da, ilgili mevzuatı uyarınca zorunlu yer değiştirmeye tabi tutulan eğitim ve öğretim hizmetleri sınıfı, mülki idare amirliği hizmetleri sınıfı, jandarma hizmetleri sınıfı, sahil güvenlik hizmetleri sınıfı ve emniyet hizmetleri sınıfına giren memurlar, Türk Silahlı Kuvvetlerine mensup subay ve astsubay, uzman jandarma ve uzman erbaşlar ile hakim ve savcıların görev süresiyle sınırlı olmak üzere atandıkları yere, memur olan eşinin atanmasında mevzuatı uyarınca yürürlüğe konulan norm kadro sayılarına ilişkin hükümlerin uygulanmayacağı hükme bağlanmıştır.

02/03/2018 tarihli ve 30348 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Sağlık Bakanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin “kurumlararası naklen atama” başlıklı 17.maddesinin 1.fıkrasında, diğer kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapanların; Kanunun 74. maddesi çerçevesinde, Bakanlık ve bağlı kuruluşlarında durumlarına uygun 6. ve 5. hizmet bölgelerinden başlamak üzere belirlenen kadrolara, tercihleri doğrultusunda kura ile naklen atanabilecekleri, 3.fıkrasının (e) bendinde de, mevzuatı uyarınca zorunlu yer değiştirmeye tâbi olarak mülki idare amirliği, milli istihbarat, emniyet hizmetleri sınıflarından birinde görev yapanlar ile hâkim, savcı veya Türk Silahlı Kuvvetlerinde subay, astsubay, uzman jandarma, uzman erbaş veya uzman er olarak görev yapanların eşlerinin, kurumlar arası naklen atanmasında kura şartı aranmayacağı hükme bağlanmıştır.

Öte yandan, anılan yönetmeliğin 2.maddesinde, bu Yönetmeliğin, Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşlarının taşra teşkilatlarında görev yapan sağlık hizmetleri ve yardımcı sağlık hizmetleri sınıfı personelini kapsadığı, 4.maddesinin (j) bendinde, “Personel”in; Bakanlık ve bağlı kuruluşlarında, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4.maddesinin 1.fıkrasının (A) bendine göre istihdam edilen sağlık hizmetleri ve yardımcı sağlık hizmetleri sınıfı çalışanlarını ifade ettiği belirtilmiş, “Bir mazerete dayanan atamalar” başlıklı 18.maddesinde de, “personelin” sağlık durumu, aile birliği ve can güvenliği mazeretlerini belgelendirmesi ve talebi üzerine hizmet bölgelerindeki veya hizmet gruplarındaki zorunlu çalışma süreleri tamamlanmadan yer değiştirme suretiyle atamasının yapılabileceği hükme bağlandıktan sonra “Aile birliği mazeretine bağlı yer değişikliği” başlıklı 20. maddesi 2. Fıkrasında; “Eşlerin farklı kamu kurum ve kuruluşlarında kamu personeli olarak çalışması halinde; a) Varsa eşinin kurumuyla yapılan protokol hükümleri uygulanır.
b) Eşleri, mevzuatı uyarınca zorunlu yer değiştirmeye tâbi olarak mülki idare amirliği, milli istihbarat, emniyet hizmetleri sınıflarından birinde görev yapanlar ile hâkim, savcı veya Türk Silahlı Kuvvetlerinde subay, astsubay, uzman jandarma, uzman erbaş veya uzman er olarak görev yapan personelin eşinin görev yaptığı yere ataması yapılır.
c) Yer değişikliği talebinde bulunan personelin eşinin görev yaptığı yerin kendi unvan ve branşında C veya D hizmet grubunda olması halinde eşinin görev yaptığı yere ataması yapılır. Aksi halde ilgili kurumla koordinasyon sağlanır.(Değişik cümle:RG-9/2/2019-30681)Atama talebinde bulunan personelin bulunduğu yerde, eşinin görev yaptığı kurumun teşkilatının bulunmaması, kadro veya mevzuatı açısından aile birliği mazeretine dayalı atanma imkânının olmaması halinde aile birliği sağlanır; ancak bu bendin birinci cümlesi stratejik personel için uygulanmaz ” hükümlerine yer verilmiştir.

“Anayasa koyucu aileyi parçalamaktan kurtarmak, bireylerini bir arada tutmak suretiyle ailenin huzur ve mutluluğunu devam ettirmek ve bu yolla kamu görevlilerinin ailevi kaygılardan uzak bir biçimde kamu hizmetlerini verimli, etkin ve sağlıklı bir biçimde yürütmeleri için gerekli ortamı sağlamak amaçlarını taşımıştır.” Danıştay 5. Dairesi’nin 25.1.1995 tarih ve E.1994/6864, K.1995/428 sayılı kararı, DD., S.91, s.513, 1996

“Bu durumda, ailenin korunmasına yönelik olarak devlete verilen görevin öngörüldüğü şekliyle yerine getirilebilmesinin temel koşullarından birisinin de aile birliğinin sağlanması olduğu, aksi bir uygulamanın ise, ailenin huzurunu temelden sarsarak maddi ve manevi anlamda toplum açısından giderilmesi çok zor olan zararları beraberinde getireceği, böylesi bir durumun ise, günümüzün evrensel anlamda kabul görmüş sosyal ve hukuk devleti anlayışıyla bağdaşmayacağı göz önüne alındığında; davacının eş durumu mazereti dikkate alınarak işlem tesisi gerekirken aksi yönde kurulan işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolundaki Mahkeme kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.” Danıştay 2. Daire Esas No : 2016/4732 Karar No : 2017/7493

“Bu durumda, Anayasamızda yer alan ailenin korunması başlıklı hükümle, ailenin huzur ve mutluluğunun devamı, kamu görevlilerinin ailevi kaygılardan uzak bir biçimde kamu hizmetlerini verimli, etkin ve sağlıklı bir biçimde yürütmeleri için gerekli ortamın sağlanmasının devletin görev ve sorumluluğunda olduğunun düzenlenmesi karşısında, Sağlık Bakanlığının muvafakat talebinin reddedilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlılık bulunmamaktadır”.8.Daire 2008/1540E, 2008/4713K.

Görüldüğü üzere, asker eşleri olarak da tanımlayabileceğimiz pozisyonlarda bulunanlara birçok ayrıcalık getirildiği ve eş durumu tayinlerinde kolaylıklar sağlandığı aşikardır. Bu pozisyonda bulunanların idareye yazılı talepte bulunmaları icap etmektedir. Talep üzerine, idarenin olumsuz cevap vermesi ya da 60 gün içinde cevap vermemesi halinde, ilgililerin idare mahkemesine başvurarak dava açmaları icap etmektedir. Uygulamada, bu konumda bulunan ilgililerin ikame edilen davalarda yürütmeyi durdurma kararı verildiği görülmektedir.

Etiketler
Daha Fazla Göster

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Hemen Ara
Kapalı
Kapalı